9 Nisan 2012 Pazartesi

Kobilerin Geçirdiği Dönüşüm ve ERPye Geçiş Süreci


Türkiye’nin dinamik ekonomisi içerisinde faaliyet gösteren KOBİ’ler, yakaldıkları önemli iş fırsatları ile ciddi bir büyüme yaşamaktadır. Özellikle ISO kalite güvence yönetimini uygulamaya başlayan kobiler, büyük sanayi kurumlarına tedarikçi olma ya da ihracata başlama fırsatlarını yakalamaktadır. Bu fırsatlar, özellikle üretimde ve istihdamda büyümeyi getirmektedir. Bu süreçten geçen kobilerdeki büyüme hızı şaşırtıcıdır. Örneğin 50 kişinin çalıştığı bir soba imalatçısı 4 yıl gibi kısa bir sürede kendini 450 kişinin çalıştığı bir kurum olarak bulabilmektedir.
Bu süreç doğal olarak beraberinde başka değişiklikler de getirmektedir. İşletme sahiplerinin, ustalık niteliklerinin yanına yöneticilik niteliklerini eklemeleri gerekmektedir. İş ilişkilerinde kişisel ilişkilerin yerini profesyonel ilişkiler almaktadır. Muhasebe önceleri tamamen vergi yükümlülüğünü yerine getirebilmek amacı ile ve sıklıkla şirket dışında tutulurken artık finans yönetimi ön plana çıkmakta ve şirket içerisinde bir muhasebe servisi kurulmaktadır.
Kullanılan iletişim yöntemleri de bu değişimden pay almaktdır. Önceleri bütün çalışanların aynı mekanda olduğu ve her an yüzyüze görüştüğü bir çalışma ortamından kişilerin birbirini görmeye fırsatlarının olmadığı, yüzyüze görüşmenin yerini telefon ve e-postanın aldığı bir çalışma ortamına geçilmektedir.
Bu gelişmeler, beraberinde bazı ihtiyaçları da getirmektedir. Çalışanların kurumun amaçları ve politikaları doğrultusunda çalışmak üzere yönlendirilmesi ve denetlenmesi gerekmektedir. Farklı müşteri talepleri ile karşılaşan personelin, kurumsal bir tutum ve tavır sergilemesi de gelişmekte olan KOBİ’nin pazardaki algılanmasına olumlu etkisi olacaktır.
KOBİ’ler bu değişime ve ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara uyum göstermek için öncelikle IT yatırımına yönelmektedirler. Ancak bu yatırımların ne ölçüde planlı yapıldığının ve yatırımın geri dönüşünün ne kadar kısa zamanda gerçekliştiğinin de irdelenmesi gereklidir. Kullanılan yazılımların kısa vadeli ihtiyaçlara göre seçilmesi belirli sorunları da beraberinde getirmektedir. Bunlar şöyle sıralanabilir:
  • Kişiler, kendi kullanacakları bilgileri kendileri yaratmaktadır. Bu durumda aynı bilginin farklı kişilerce farklı yazılımlara tekrar tekrar girilmesi gerekir ki bu önemli bir zaman kaybını da beraberinde getirir.
  • Çalışanların  kendi girdikleri bilgilerin bakım ve korunması da yine aynı kişilere kalmaktadır. Verilerin korunması konusu bu kişiler birinci derecede sorumluluğu olmadığından, konuya gereken önem verilmeyebilmektedir ki, bu da bilgi kaybı riskini önemli ölçüde arttırmaktadır.
  • Bilgiler birbirleri ile entegre olmadığından, mevcut bilgi üzerinden analiz yapmak çok zor olmakta ve uzun zaman almaktadır. Sonuçta kritik konularda karar verme süreçleri uzamakta, şirket stratejik kararlarını gereken çeviklikle alamadığından bazen müşterisini kaybetmekte bazen de zarar edeceği sözleşmeler yapmak zorunda kalmaktadır.
  • Bilginin kişinin sorumluluğunda olması, gizli bilginin şirket dışına çıkarılabilmesi riskini de arttırmaktadır. Böylece şirketten ayrılan bir personel, bilgileri de beraberinde götürebilmekte ve şirket ciddi kayıplarla karşı karşıya kalabilmektedir.
Bu tür sorunların önüne geçmek için, gelişmekte olan KOBİ’nin, verilerini entegre bir veritabanına aktarması ve bu veritabanının bakımını ve personelin veriye erişimini denetim altına alması gerekir. Bu amaçla atılacak adımların herhalde en isabetlisi, altyapısında güvenilir bir veritabanı sunucusu bulunan bir ERP (kurumsal kaynak planlama) sistemine geçiş yapmaktır.
Bilgi tabanının yukarıdaki gibi bir dönüşümden geçirilmesi sonucunda kolaylıkla profesyonel destek alınması ve yukarıda sayılan sorunların giderilmesi mümkün olacaktır. Bilgilerin entegre bir yapıda ve güvenli bir ortamda tutulması KOBİ’nin üst düzey yöneticilerinin kritik kararlarını kısa sürede ve güvenilir verilere dayalı olarak almasını mümkün kılacaktır. Bu da KOBİ’nin pazardaki rekabet şansını ve karlılığını arttıracaktır.

Hangi ERP Sistemini Seçelim?


Kobilerin hızlı büyümeleri, iş yapış biçimlerinde önemli değişikliklerin oluşmasına yol açmaktadır. Bu değişiklikler beraberinde yeni altyapı ihtiyaçlarını da doğurmaktadır.Bunlar arasında özellikle yeni yazılımlara duyulan ihtiyacı da sayabiliriz ve tabii, ERP yazılımları burada önemli bir pay sahibidir.
Ancak ERP almaya karar veren bir işletmenin karşısına çok sayıda seçenek, bu seçenekleri sunan çok sayıda ERP üreticisi ve bunların yine çok sayıda iş ortakları çıkıyor. Bu noktada “Hangi ERP yazılımını alayım?”, “Aldığım ERP yazılımını bana uygulayacak iş ortağı olarak kimi seçeyim?” sorularına verilecek cevaplar, şirketin gelecek yıllardaki performansını etkileyeceğinden, zannedildiğinden çok daha fazla önem taşır.
Bu aşamada öncelikle ERP almayı düşünen şirketin kendine sorması gereken berlili sorular var: Neden bir ERP sistemi almaya karar verdik? ERP sisteminden ne bekliyoruz? Bu sorulara verilecek cevaplar netleşmeden ERP alım sürecine devam etmek, hayal kırıklığı ile sonuçlanabilir.
Genellikle bir işletmenin ERP alırken hedefleri şunlardır:
  • Finansal yönetimin güçlendirilmesi ve bu şekilde
    • Stratejik kararların doğru bilgiye dayanarak hızla alınması
    • En kazançlı faaliyet alanlarının belirlenerek bunların üzerine gidilmesi
    • Şirket giderlerinin denetim altına alınması
    • Stok devir hızının yakından izlenmesi ve buna bağlı olarak stok seviyesinin mümkün olan en düşük düzeye indirilmesi (sonuçta belki şirketin, bazı depoların kira yükünden kurtulması)
  • Müşterilere hızlı ve hatasız geri dönüş yaparak müşteri memnuniyetinin ve sadakatinin sağlanması
  • Internet teknolojilerinin de yardımı ile müşterilerin daha kolay ve daha fazla sipariş vermesinin sağlanması
  • Üretim süreçlerinin ve maliyetlerinin kontrol altına alınması
Bu liste uzayıp gidebilir. Ancak sonuçta şu amaçla baş başa kalırız: Karlılığı ve rekabet gücünü arttırmak.
Seçilecek ERP sisteminin işte bizi bu amaçlara eriştirmesi gerekir. Bu nedenle öncelikle, ERP almayı düşünen şirketin, faaliyet gösterdiği iş kolunda uzmanlaşmış bir ERP sistemi araması akla yakındır. Böylece şirketin iş yapış biçimlerinden doğru olanların aynen korunması, hatalı olanların da ERP sisteminin gönyesinde düzeltilmesi mümkün olabilir. Ayrıca hizmet veren danışmanlar, işinizi nasıl daha iyi yapabileceğiniz konusunda da size yeni ufuklar açabilirler.
ERP sisteminin kendisi bir iş kolunda uzmanlaşmış olmasa da, sistemi bir tür platform olarak kullanıp geliştirilen ek modüller bulunabillir. Bu tür ürünleri almak da yukarıda sözü edilen avantajları sağlayacaktır.
ERP sisteminin geçmişini, yani önceki versiyonlarında hangi özelliklerin bulunduğunu bilmek de seçimde size bazı ipuçları verebilir. ERP sistemi nasıl bir gelenekten geliyor? Bir finans yönetim yazılımı olarak başlayıp daha sonra üretim, CRP ve benzeri fonksiyonları mı bünyesine katmış, yoksa bir üretim yazılımı olarak dünyaya gelip sonra mı diğer fonksiyonları geliştirilmiş. ERP’nin sahip olduğu geçmiş, aynı zamanda hangi alanda daha deneyimli ve güçlü olduğunu da gösterir. Sizin önceliklerinizle örtüşen bir geçmişe sahip bir ERP sisteminden memnun kalmanız daha büyük bir olasılıktır.
ERP sisteminin sahip olduğu özellikler ve kurulum – kullanm kolaylığı da karar vermede önemli bir etkendir. Bir sistemin çok geniş fonksiyonlara sahip olması, kurulumunun da daha uzun sürebileceği olasılığını arttırır ki bu da daha yüksek hizmet maliyeti demektir. Buna karşılık kurulum hizmet maliyeti daha düşük olsun diye ihtiyacınızın ancak yarısını karşılayan bir yazılım almak, ya verimsiz kullanım sonucunu doğuracaktır, ya da karşılanamayan ihtiyaçların ayrıca geliştirmeler yaparak giderilmesi sonucunu doğuracaktır ki bu da yine ek maliyet anlamına gelir. Seçimin bu bağlamda doğru dengeler kurularak yapılması gerekir.
Toplam Sahip Olma Maliyeti (TCO – Total Cost of Ownership) de yine önemli bir seçim kriteridir. Bir ERP sisteminin toplam sahip olma maliyeti şu unsurlardan oluşur:
  1. ERP’nin lisans bedeli
  2. ERP’nin yıllık güncelleme bedeli
  3. ERP’nin gerektirdiği işletim sistemi, sunucu ve benzeri ilaveli altyapı yazılım ve maliyeti
  4. Kurulum sırasındaki danışmanlık hizmet bedelleri
  5. Kurulum tamamlandıktan sonra ihtiyaç duyulacak destek hizmetleri bedeli
Satınalma sırasında bunların tamamının göz önünde bulundurulması, daha doğru bir satınalma kararının verilmesi ile sonuçlanacaktır. Şöyle ki, lisans bedeli diğerlerinden daha yüksek olan bir ERP sistemi, kısa sürede işletmeye alınabilecek ve şirketin zaten sahip olduğu bilgi sistemleri altyapısı üzerinde çalışabilecekse, lisans bedeli daha ucuz olan bir sisteme kıyasla daha düşük bir toplam sahip olma maliyeti sunabilecektir.
Doğru ERP sisteminin seçilmiş olması, şirket yöneticilerini bilgi sistemlerine yatırım yapmak konusunda cesaretlendirir. Böylece şirketin yapısı değişip geliştikçe, ERP sisteminin de gerekli düzenlemelerle yeni yapıya ayak uydurması sağlanır ve bu da sürekli artan verimlilik ve karlılık demektir.

Infotek İçin Ne Dediler


"İnfotek ile uzun yıllar süren birlikteliğimizin sebebi özellikle bir çoğumuzun yabancı olduğu bilişim sektörü ile ilgili en yeni ve en güvenilir bilgileri onlardan almamız ve bizi çalıştığımız süre içinde her zaman doğru ve ekonomik çözümlere yönlendirmiş olmalarıdır. Bunu aynı şuna benzetebiliriz: Hasta olursunuz, bir kaç tane doktora gidersiniz ve size farklı çözümler önerirler. Bu durumda ne yapacağınızı bilemezsiniz... Ama eğer bir yakınınız doktorsa sonuçları onunla da tartışır ve kendinizi güvende hissedersiniz. İşte İnfotek bizimle her zaman bir yakınımız gibi güleryüzlü ve de profesyonel bir şekilde çalıştı. Bu yüzden İnfotek'le devam diyoruz!"
Sibel Gürle, İpek Pamuk Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Koordinatörü


"İnfotek ile 5 yılı aşkın süredir çalışmaktayız. İşbirliğimizin uzun soluklu olmasının sebebi, yenilenen teknolojiyi takip etmek isteyen ve bu konuda gereken yatırımı yapmaktan kaçınmayan şirketlerimizi, İnfotek’in yıllardır en doğru şekilde bilgilendirmesi ve yönlendirmesidir. İnfotek’ten temin ettiğimiz yazılımlarla ilgili ihtiyaç duyduğumuz hizmeti, yönetim kadrosundan servis elemanlarına kadar İnfotek çalışanlarının hepsinden, güleryüz ve özveri ile almaktayız. Yine İnfotek’ten temin ettiğimiz donanımlarla ilgili karşılaştığımız olası sorunlarda, sorunun giderilmesi için sonuna kadar takipçisi olmaktadırlar. Vizyonlarından ve misyonlarından ödün vermemeye bu şekilde devam ettikleri sürece işbirliğimizin uzun yıllar süreceğini düşünmekteyiz."
Serap Aydın Ayık, Sarıoğlu Denizcilik Muhasebe Müdürü



"Bilgisayar kullanmak için mutlaka donanım ve yazılım sahibi olmak gerekmiyor. İhtiyacımızı kiralama yolu ile karşılayabiliyoruz. Teknolojiyi ve programları güncel tutma, sayıları artırma/eksiltme imkanı var. Yazılım lisansları ile uğraşmıyoruz. Bizim için bilgisayar teknolojileri amaç değil, ana işimize hizmet eden araçlar. Bu yüzden işi uzmanlarına bırakıyoruz. Aldığımız destek hizmeti şirketimizde eleman tasarrufu sağladı. Ayrıca kiralama yöntemi esnek maliyet sağlıyor. Baştan bir seferde para bağlama gereği kalmıyor. Yıllar içinde amortisman yazma yolu ile gider yazma yerine, aylık ödediğimiz kira faturalarını gider yazmak vergi açısından avantaj sağlıyor."
Halim Hanyaloğlu, Ekser Danışmanlık Bölüm Başkanı